Dalmış,yüzerken müreccedatta,
İşittim ferah sesi dârüsselamdan,
Gerçek, ya da bir hülyaydı adeta,
Nasıl bulurum?
Ses pek firazdan.
Beni çağıran bir melek yahut azul,
Hastaydım, belki de soğuk bir mevta,
Tek çarem sendin, bense dosta yoksul,
Boğulacaktım bahirde:
Ya da yükselecektim arşta.
Cerbezeye düşmüşümdür illa ki: hataen
Cezam nedir, sürecek mi ebediyete?
Esef ettim her gün ilk günü müteakiben
Her günüm anlamsız,
Her günüm aheste.
Karanlık sokakta: tek başıma yürürken,
Aklıma geldin,sahi şimdi nerede?
Kızgın gözlerin beni tutsak eden,
Nadide gözlerin,
Nerede?
Eskiye bir müracaat, rica bu
Af isterim düştüysem fikri batıla,
Derhatır et görürsün sadece üç şey:
Gaflet, cefvet, cevir;
Seni sürüklerdi gayz-ü gazaba.
Müreccedat:yalnızlık
Darüsselam:cennet (İslam inancında)
Firaz:yüksek
Azul:çok azarlayan
Mevta:ölü
Bahir:deniz
Arş:göğün en yüksek katı
Cerbeze:hata,aldatma
Hataen:hata olarak
Esef etmek:üzülmek
Müteakiben:ardı sıra
Aheste: yavaş,sakin,durgun
Nadide:az görülen,değerli
Rica:dileyiş
Müracaat:başvuru
Fikri batıl:yanlış fikir
Derhatır etmek:hatırlamak
Gaflet:umursamazlık
Cefvet:kabalık
Cevir:haksızlık
Gayz-ü gazab:kızgınlık
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder