Hülya dinle beni bi.. Buz misali keskin bakışlar dönüyor etrafımızda.
Öylesine keskin öylesine soğuk. Meftun olmuş, bahar görmemiş sanki dimağımız. Sahi ne ara böyle olduk biz Hülya ? Tahammülü kalmamış gökyüzümüzle yüz yüze kalıyoruz günlerce. Yönümüzü çeviremez olduk göklerden . Ne arıyoruz biz göklerde? Mesela işinin hakkını vermeyen muhtarın vicdanını mı yoksa lahzalarla boğuşan dertlerimize derman mı? Gönül yaralarımıza ne demeli kabuk bağlamaz oldular. Kausa çalar oldu gönlümüz. Ağır ve mecali kalmamış. Muhayyellere sığınıp hayalperest oldu bir parçamız. Gecemavisine çevirdik zindana dönmüş yanlarımızı. Hülya baharla gelen güzelliklere can , sönmüş yıldızlara da ışık olmalıyız. Ay kadar parlak olduramayız belki lakin damla damla da olsa viran olmuş yürekleri refaha kavuşturmalıyız. Ruhurevana bürünmüş halleri hezeyanla bedbahta döndürmüş gibiler. Şühedaya çevirir olduk her kelamımızı içimizde , eskisi gibi müşkülpesent değil artık serzenişlerimiz. İklim iklim dolaşıp meyuslara yaslanmak istemiyorum Hülya. Aliyülalara dayadım sırtımı. Ne dersin.. artık sırt sırta verelim mi Hülya ?
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder