8.08.2020

Yazan : Mavi
Bir film şeridi gibi  herşey gözümün önünden
geçiyor. İlk olarak hastane koridorundan geçip morg yazısını görünce inancım başlamıştı.
Annen feryat figan kan ağlarken, etraftaki insanlar teselli edecek bir cümle bir kelime bulamıyordu
Çöktüm duvarın dibine hapsolmak istercesine ve döküldükçe gözyaşlarım  yokluğun daha çok ağır basıyordu.
Gelen geçene aldırmadan haykırmak istiyordum orada yatanın sen olmadığını ama nafile inanmıştım görmüştüm. Ölü değilde uyuyor gibiydin. Yüzünde birkaç çizik vardı dokunamadm izin vermediler. Oysa ben sadece acını hafifletmek istemiştim. Küçük birkaç çiziğin bize yokluğunu yaşatmıştı. Ve adın cenaze olmuştu. Gelen giden telaş içinde cenaze nerede diye sorup duruyorlardı. İçten içe kızıyordum onlara bu kadar kolay mıydı adını değiştirmek yok etmek. Birileri cenaze namazı kılındı gitmemiz gerekir diyordu. Sonun yolculuğu bizim için başlıyordu. Binlerce insanın yattığı yere mezarlığa geldik. Sona yaklaştıkça içimdeki umut kırıntıları bir bir yok oluyordu. Bedenin omuzlarda gökyüzüne çıkacak gibi taşınıyordu. Herkeste gözyaşı ve gitme serzenişleri. Ama sen gidiyorsun cennet gözlüm. Üzerine atılan topraklar içimde kıyameti koparıyordu. Uzun bir süre dokundum toprağına sana son kez dokunuyor gibi dokundum. 

Ölüm çaldı mı bir kez kapını hayatın telaşesini, sıkıntısını unutturuyor. İşte ölümün gerçekliği sevdiğinizi kaybedince yüzünüze çarpar . Can bedenden çıktıktan sonra adının dahi bir değeri kalmıyor. Ölüm tüm bunları silip yeni bir sıfat yüklüyor cansız bedenlere.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Misal , deniz olası geliyor insanın

 Misal , deniz olası geliyor insanın İnsanın kuş olup süzülesi geliyor Dilinin ucuna dalgalanan sözcükleri haykırmak istiyor kıyıdakilere.. ...