Yazan: İpek
Ne tuhaf...
Birbirimizi bulduğumuz yerde, son buluyoruz...
Onca yıldan geriye sen, ben ve şu ağaç kalabilmişiz.
Biz de buralara eksilerek varabilmişiz.
Yaralı kalbinde halen bir umut görüyorum
Hayır!
Çevirme gözlerini öyle bana dayan der gibi
Senin gözlerin titriyor
Benim yüreğim sızlıyor
Direnmek boşuna, bu yolun sonu yok
Ötesine varmak, kör kuyu, çıkmaz sokak...
Mecalimiz de kalmadı ki öteye varsak.
Üstümüzde duran şu ağaç dahi yorgun
Dökmüş kederinden yaprağı, çiçeği
Vefa yüklemiş dallarına
Ah ağaç... Şu halde bile nasıl eksik etmiyor üstümüzden gölgesini
Baksana bizim yüzümüzden kaybetmiş heybetini...
Zarar gördük, zarar verdik, artık son demlere geldik...
Sevmek bizim haddimiz değilmiş, öğrendik.
Böyle bir aşka nasıl yakışır, vedanın en ağrılısı
Bundan sonra kapanır kalbimin dört odacığı...
Senden başkasına küs kalır, kör kalır
Sen olmayınca kalbimin atmaktan başka ne işlevi vardır
Onunki bundan sonra yalnızca bir yaşam belirtisi.
Vardık işte bize ayrılan vaktin son saniyelerine
Etrafımızı bir sis, bir duman sardı...
Bu pus alacak biliyorum, hayalini de elimden
Oysaki benim söylense asırlar sürecek, sözlerim vardı sana
Bu sevdanın vuslatı ahirete kaldı
Üzülmekte boş, bu dünyaya sığmazdı.
Bu dünyaya, bu sevda yakışmazdı...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder