Yazan : Halil İbrahim Ongun
Ellerim cebimde, hava da iyice soğudu
Dünden yağmur yağmış her hâl, yerler göl
Süzülen bir kahkaha misal şehrin loşluğu
Ölmemi emrediyor, ben yürüyorum hâlâ
Eve gidince karalarım kasveti kâğıda.
Sokaklar kirli, içi temiz olsa da önemli zahir
Kim kimdir bilinmez, ürkek bir ceylan gibi
Yürüyordum, o sırada pabuçlarım eskir
Yenisini almalı mı şimdi, yok gerek
Sonuçta yarın yenisi de eskiyecek.
Kaldırımlar yamuk, düşüyordum az önce
Derdi belli, kıskanır evimi benden
Tek o önemser evimi, oysa ev tek hece
İçinde yalnızlık sırdaşımdı
Dünü özledim, karaladım yarını.
Kenardaki çocuk kimdir, suratı kıpkırmızı
Gecesi dolunayın altında geçmiş belli
Yanından geçilip giden bir ada, ıssızdı.
Haberdar mıydı yalnızlığından?
Geçmişe küskün, geleceğe liman.
Ayakları çıplak, yırtık üstü başı
Ne yapmalı şimdi, kimsesi yok mu?
Bu gidişle ölecek donarak, ah ne zavallı!
Yüreği yanıyordur şimdi ateşler içinde,
Üst baş kolay, senin yüreğin kimde?
Yaklaştım yanına, sıçradı birden
Sokak ona miras bırakmış bu ürkekliği
Yüzü kara, şaşkınlıkla belenmiş isten.
Kirliydi, ya da asıl pak olan.
Dışavurum nedir ki, yürek aslolan.
“Çocuğum neden sokaktasın, soğuk hava.”
“Gidecek yerim mi var, evim burası.”
“Anan baban nerede, sokağın çocuğu değilsin ya”
Canlıydı sokak, barındırdı zavallıyı sinesinde
Utancı oldu o çarpık sillenin zavallı fiskesinde.
“Derdim başımdan aşkın, yürü git işine.”
“Oğlum dur iteleme beni, belki dokunur yardımım.”
“Ne yardımıymış o, sen kimsin be?”
Sahi, kimdim ben ki şu satırların arasında
Vazifem neydi çıkışı bulmaktan başka
Konuştum toprağın üstünde, hesabı altında
Sorgu defteri açılacak, günahlarım belirecek önümde
Küfredeceğim haykırarak, çocuk yankılanacak kulaklarımda
Dile getirecek sitemini birden
Ben napayım sen istemediysen?
“Ben söylemeye çekindim, ortadaydı nasihat edip duracağın”
“Senin iyiliğin için sayıklardım bir şeyler işte”
“Ne değişecekti, bak ben hâlâ çocuğuyum sokağın.”
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder