Merhaba değişen ben,
Lösemi bana misafir olduktan sonra bedenime yeni bir parça ile yola devam ediyorum.
Bilenler bilir adı PORT. Sol göğsümün üzerinde bir nişan gibi taşıyorum onu. Her ilacı birlikte alıyoruz. Bazen geceleri dertleşiyoruz. Yaptığı mesai karşısında takdir ediyorum. Bilirisinz ki kolye takmayı çok severim. Bu aralar favorim kendisinden sarkan musluk kolyem. Uzun süredir benimle olan bir dostum daha var. Dıt Dıt sesiyle kemoterapinin miktarını, süresini ayarlar tepemde durur. Geldiği zaman odadaki hava kapkara bulutlara bürünür. Lakin bilirim ki bu ilaçlar beni iyileştirecek. Ağrılarıma ağrı katar içimi yakar. Tıpkı yavrusunu kaybeden bir anne gibi benimle ordan oraya savrulur. Kaç kür daha birlikte alacağız bilinmez ama şunu iyi biliyorum ben onunla kurduğum bu dünyayı asla unutmam.
Hayata umutla sarılmaya çalışırken usul usul dökülüyor saçlarım. Bir bebeğin saçlarını okşayan a
Sanki beni anlar gibi bir "hadi" ile devam etmemi istiyor. Bana umut vadediyor, güç veriyor. Tam da şuan hadi demeliyim yeniden doğmak için yeniden güneşi görebilmek için.
Hayata umutla sarılmaya çalışırken saçlarım usul usul dökülüyor. Bir bebeğin saçlarını okşayan annenin narinliğinde yok oluyor. Şimdi en özlediğim kendimleyim. Ne çok isterdim biliyor musunuz
Eskilere dönmeyi şuan şimdi dönsem keşke. Saçlarımın gür olan tarafıyla, kaşlarımın dökülmeyen kısmıyla umutla eskiyi bekliyorum.
Biliyorum bunların hepsi yerine gelecek.
Peki yüreğimden dökülenler onlar geri gelmeyecek
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder