Yazar: Fatma Nur Gençoğlu
Körü Körüne Bağlanmak Ve Sorgulama
Körüne bağlanmak:Bir kişinin bir bireye, bir kuruma ya da bir topluluğa karşı ona sonsuz güven duyarak " O ne derse doğrudur."Şüphe etmem diyerek hareket ettiği günümüzde de çok yaygın olarak karşılaştığımız bir durumdur. Bağnazlık,saplantı, taasub, bağlanma, taklit gibi kavramları bünyesinde barındırır. Körü körüne bağlanmak düşüncenin kontrolden çıktığı bir bağlılıktır.Körü körüne bağlanmanın iki boyutu vardır:
Birincisi: Bilmeden araştırmadan sorgulamadan her şeye inanmaktır. Bir görüşe düşünceye bağlanırsın sorgusuz sualsiz.O ideoloji hakkında yeterince bilgin yoktur. Onu savunursun.
Bu durumu en çokta din konusunda yaşarız.Örneğin; ben bu konuda ailemle biraz sıkıntı yaşadım .Ben çok sorgulayan ve "amaççı" bir insanım .Yaptıklarımı
neden ve ne amaçla yaptığımı bilmem gerekir.Ailem namaz kıl , tesettüre gir dedi.Neden bunu yapmalıyım ki ? Peki bu konuyla ilgili ayet ya da hadis söyleyin dedim ses yok. Çünkü; onlarda bilmiyorlardı.Sorun tek benim ailem değil toplum bu şekilde neye inandığını ,niçin inandığını bilmiyor.Din sorgulanmaz diye çıkmışlar öyle devam ediyorlar.Halbuki dinimiz bu konunuyu onaylamamaktadır.Ve hep düşünmeye sevk eden ,düşünerek doğruyu bulmanızı amaçlayan bir dindir.
Bu yüzden dolayı insanların dini duyguları yıllarca sömürüldü.Evet,din doğmatik sorgulanmaz ama imanımızın tam olması için taklidi imandan kurtulmak için belli başlı şeyler sorgulanır diye düşünüyorum.Kesin kabul edilmesi gereken şeyler hariç .Bir şeyi neden yapılması gerektiği bilinmediği zaman namaz kılan ama neden kıldığını bilmeyen oruç tutan ama neden tutuğunu bilmeyen insanlar bu gerçeği tam manasıyla idrak edemez. Ve yaptıklarını tam manasıyla anlayamaz.Bu konuda sonradan Müslüman olan kişilerin daha araştırarak sorgulayarak belli başlı şeyleri kabul etti .Peki bizler taklidi iman yaptık bununla alakalı Avrupalı Müslümanlar diye bir program vardı orada ki yabancıların nasıl Müslüman olduklarını anlatan nasıl araştırdıklarını anlatan bir programdı ve Türklerdeki müslümanlığa baktıkları için aslında İslamofobinin onlardan dolayı oluştuğunu söylüyordu.
Körü körüne bağlanmanın ikinci boyutuda bilipte körü körüne bağlanmaktır.Mesala; bu konuda birine aşık olursun.Artık o ne yapsa senin için doğrudur, hakkıdır. Onsuz yaşayamam dersin ,onsuz hayat bir hiç dersin.Sanki gözünün önüne bir perde inmiştir. Sana her kötülüğü yapsa gözün görmez Bu bağımlılıktır. Bilipte ses çıkarmaktır. Sadakat değil acziyettir.
Ama senin düşüncen benliğin yok olmuştur artık.
Farklı bir boyut olarakta toplumsal birtakım düşüncelere bağlıktır.Bu durumda biraz toplumsal baskı ,eleştirilme korkusu,yanlız kalmak,dışlanmak ...gibi sebeplere dayanmaktadır.Son olarakta; Bunlar körü körüne bağlanma ya da inanmaktan kurtulma yolları:
Sorgulamak , araştırmak , çok okumak ve kendi düşünceni belirlemek gerekir.Yoksa toplumun içinde ezilen, kaybolan yok olan, kullanılan insanlar oluruz.Gelin bugün kendimize zaman ayıralım ve sadece düsünelim.Biz kimiz , nereden geldik nerereye gidiyoruz.Hayattaki amacımız ne ? Kendimizi, yaptıklarınızı ya da yapmak istediklerimizi ,inandıklarımızı kısacası her şeyi enine boyuna bir düşünelim.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder