Yazar:Abdurrahman Arslan
Papatya
Bekleyişi nisan yağmuru gibiydi,
Her damlası, binlerce amin getirdi,
Zamanın sahibinden, bir müjdeydi,
Baharın habercisi, küçükçük minik papatya.
Zerafeti duruşunda saklı,
Naifliği yaprağında gizli,
Asaleti toprağından bildi,
Ürkek, utangaçtı, yüreği,
Rüzgâr denen acıya, edeple boyun eydi.
Kim etti seni yalancı sevdalara kurban,
Kim kırdı seni umarsızca dalından,
Ne istediler yaprağından, dalından
Vazgeçmedim sana yüklediğim umutlarımdan.
Sadeliğin, sevgi makamından, haber varmı,
Beklediğim ummanlar, sana darmı,
Söyle papatya, senin gönlünde,
Yaprak namına, bir ben varmı.
Beklemek gerekir dediler baharı,
Nasıl geçer, bu beklemenin ahu zarı,
Sensiz geçen kışların, ahu efganı,
Sessizliğe hapsolmuş, gönlün viranı.
Gözyaşlarımla yağmurlar getirsem,
Elif gibi, sevdaya dimdik düşsem,
Vav gibi secdelerde yücelsem,
Buralarda değil belki, cennetlerde seni görsem.
Suretine bakmadan yansam ,
Mum misali erisem,
İmtihana şefkatle, sabırla, göğüs gersem,
Tebessüm edip beklesem,
Bir ömür içimde, hiç solmadan beklesen.
Sonsuza varsak toprağında,
Kalemleri kırsak, aşk otağında,
Edep dilinde, bir şiir olsak,
Mahvolmasak cellatların fani harında .
Gönülde bir papatya taşıyan,
Nasıl umutsuz kalır bir an,
Yanmaz mı hiç, aşk için ağlayan,
Nasıl konuşsun papatyadan başka söz duymayan .
Bekleme papatya,
Seninle birlikte, bahar gönlümde her an,
Yoksa yakar ikimizide, umarsızca zaman,
Bırak hüznü perişanı,
Gönlümde yeşertirim ben seninle her anı. . .
(.)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder