Hepimiz bir zamanlar çocuktuk.
Günahsız ve mutluyduk.
Akşama kadar sokakta oynuyorduk , akşamın olduğunu bilmezdik. Ta ki annemiz çağırana kadar. O zamanlar sokaklar temiz ve güvenilirdi.
Kimse bize tecavüz etmiyordu.
Kendi kendimize gülüp eğleniyorduk.
Her şeyden habersiz kendi dünyamız vardı.
Çocukça , saf ve kirlenmemiş bir dünya.
Peki şimdi ne değişti? 21. Yüzyılda ne oldu da bu hale geldik. Bu masumluğu biz bozduk. Şu an çocukluğunu yaşamayan birçok kişi var maalesef. Özellikle büyük şehirlerde aileler çocuklarını sokağa çıkarmaya korkuyor. Parklarda rahatça oynayamıyorlar, sokağa çıkamıyorlar. Çünkü; başlarına bir şey gelebilir . Kaçırabilir, şiddete uğrayabilir, tecavüze uğrayabilir... Haberlerde bazen öyle şeyler görüyorum ve etkileniyorum ki . Küçük yaşta çocuğa tecavüz etmek ne kadar acımasızca bir davranış . Bu onun bütün hayatı boyunca aklından çıkaramayacağı bir şey. Artık insanlar çocuklarını okula göndermeye korkuyor . Acaba okuldaki öğretmeni bir şey yapar mı ?
Diye endişeleniyor.
Mutluyduk dünyamızda ta ki büyüyene kadar.
Anladık ki hayal ettiğimiz bir dünya yok .
Her şey o kadar çok acımasızca ki …
Keşke büyümeseydik diyor insan .
Ama büyüyoruz işte bir şekilde.
Büyüdük ve bir anne adayı olarak bu çağa çocuk dünyaya getirmek ne kadar mantıklı diye düşünüyoruz ister istemez.
Bir şekilde duruyoruz ayakta
Bir şekilde mutlu olmayı biliyoruz.
Kendimize ve çocuklarımıza sahip çıkmak için.
Tek sorun kaçırabilmek , şiddete uğramak, tecavüze uğramak değil maalesef.
21. Yüzyılın en önemli sorunu teknolojinin esiri olan çocuklarımız da var . Çocukların eline telefon tablet verilip susturulmaya çalışılıyor . Bütün gün evde telefon oynamaktan başka bir şey yapmıyorlar. Oynan o oyunlar çocukların bilinç altına kim bilir neler yerleştiriyor. Televizyonda izlenen o çizgi filmler bile o kadar masum değil artık. İçerik olarak dikkatinizi çekti mi bilmem ama daha çok günümüzdeki çizgi filmler savaş içerikli ya da cinsellik içeriyor.
Ve artık ; Çocuk kitapları da artık masumluğunu bozmuş durumda . Çocuklara her kitap okutulmuyor ne yazık ki. Bu konuda iyi bir araştırma yapmak gerekiyor.
Bazen de çocukların çocukluklarını yaşamasına izin verilmiyor. Onları okula hapsediyoruz. Sınav ve gelecek kaygısı yüzünden onları daha çocuk yaşta hayattan bıktırıyoruz. Ellerine test kitabı veriyoruz. Daha 10 yaşındaki çocuk kurslardan ödevlerden başını kaldıramıyor .
Çocuk yaşta evlendirilen çocuklardan bahsetmek istemiyorum bile…
Gelecek neslimizin sağlıklı olabilmesi , sağlam bir psikolojiye sahip olması bizlerin elinde. İyi yetişen nesil iyi bir gelecek demektir. Gelecek nesillere sahip çıkmak dileğiyle.
YAZANLAR:
ŞİİR: CANAN KAYGI
YAZILAR : FATMA NUR GENÇOĞLU
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder