Susuyorum işte yitik kelimelerim gönül heybemde.
Dünyanın kirlenmiş yüzünde kendi kirli ellerini unuttu, İnsan..!
Aradığı bir başka eldi
Öyle ya temiz olan benlikti
Görünen ötekinin eksiği, berikinin fazlası tam da yalan dünyaydı
Hani arkasından vaveylâ ettiği iyiydili yalan dünya ..
Sevmiştik yaşamak tutkulu bir koşuşturma oldu.
Şehrin menhus dehlizlerinde merhamet kırıntıları çırpınıyordu..
Kanat çırpan çocuk yürekler koşuyordu; büyümenin benliğinde, yol kenarına bırakılmış, kaderin hikayesinden habersiz..
Yoruluyordu en çok yarına gönderdiklerinde
Ne çok bekliyordu sevginin doldurulamayan yanını..
Hangi devirde buldu yoksun insanlığını can dedikleri...
Dünya süslü panayır meydanıydı
Sevginin yaşamanın çeşitleri diziliydi
Yetmedi benliği ile büyüyene Mahşer-i kıyamet arzular savurdu.
Hürriyet ki ruhun aşkı insanîyetin dengi
Boğuldu kokuşmuş esaretin prangalarında...
Şefkatin körleşmiş izzetinde arzularına mahkum ömürler oldu..

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder